1. Anasayfa
  2. Sondakika Haberleri

Trump İtalya ile Köprüleri Attı: “Güvenim Kırıldı, Üsleri Değerlendiriyorum”

Trump İtalya ile Köprüleri Attı: “Güvenim Kırıldı, Üsleri Değerlendiriyorum”
ABD Başkanı Trump, İtalyan basınına verdiği mülakatta "Güvenim kırıldı" dedi. İtalya'daki ABD üslerinden asker çekmeyi değerlendirdiğini açıkladı.
0

Avrupa’da taşlar yerinden oynuyor. ABD Başkanı Donald Trump, Almanya’dan 5 bin asker çekme kararının ardından şimdi de gözüne İtalya’yı kestirdi. İtalyan Corriere della Sera gazetesine verdiği özel mülakatta Roma yönetimine veryansın eden Trump, “İhtiyacımız olduğunda İtalya yanımızda değildi. Güvenim kırıldı” dedi ve İtalya’daki ABD üslerinden asker çekmeyi gündemine aldığını açıkça ifade etti.

Bir düşünün bakalım: NATO’nun kurucu üyelerinden biri olan İtalya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD’nin Avrupa’daki en stratejik müttefiklerinden biri. Şimdi o müttefikin lideri, İtalyan gazetesine oturmuş “Sizinle işim bitti” mesajı veriyor. Bu, sıradan bir diplomatik rest değil — Atlantik İttifakı’nın temellerini sarsacak cinsten bir gelişme.

Corriere della Sera Mülakatında Neler Konuşuldu?

Trump’ın İtalyan gazetesine verdiği mülakat, başından sonuna kadar gerilim doluydu. Muhabir, İtalya’nın olası bir ateşkes sonrası Orta Doğu’ya mayın tarama gemileri gönderebileceğini hatırlattığında Trump, sözü keserek aynı cümleyi defalarca tekrarladı: “İhtiyacımız olduğunda İtalya yanımızda değildi.”

Asıl mesele şu ki; Trump’ın bu çıkışı, bir anda gelişen bir sinir patlaması değil. Arkasında aylarca biriken bir memnuniyetsizlik var. Trump yönetimi, Orta Doğu ve İran politikalarında Avrupalı müttefiklerinden beklediği desteği bir türlü alamadı. Almanya sessiz kaldı, Fransa kendi yolunu çizdi, İtalya ise diplomatik bir orta yol bulmaya çalıştı. Trump için bu “orta yol”, “ihanet” anlamına geliyor.

Mülakatta Trump’ın ses tonu ve vücut dili, Corriere della Sera muhabirinin aktardığına göre son derece kararlıydı. “Değerlendiriyorum” dedi — yani bu bir tehdit değil, yapılmış bir planın duyurusu. Washington’daki kaynaklar, Pentagon’un İtalya’daki üslerle ilgili senaryo çalışmalarına çoktan başladığını söylüyor.

İtalya’daki ABD Üsleri: Neden Bu Kadar Önemli?

İtalya’daki ABD askeri varlığı, NATO’nun Avrupa savunma mimarisinin kritik bir ayağı. Ülke genelinde yaklaşık 12 bin ABD askeri görev yapıyor. Aviano Hava Üssü, Napoli’deki Deniz Kuvvetleri Destek Tesisi, Vicenza’daki Kara Kuvvetleri karargahı ve Sigonella Deniz Hava Üssü… Her biri stratejik öneme sahip tesisler.

Aviano Hava Üssü, NATO’nun güney kanadının hava savunmasının belkemiği. Napoli’deki tesis, ABD’nin Akdeniz ve Orta Doğu’daki deniz operasyonlarının lojistik merkezi. Sigonella ise Sicilya’da, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’ya en yakın ABD keşif üssü.

Hah, burada bir detayı atlamayalım. Bu üsler sadece ABD için değil, İtalya için de büyük ekonomik önem taşıyor. Üslerin çevresindeki kasabalarda binlerce İtalyan, doğrudan veya dolaylı olarak ABD askeri varlığından geçimini sağlıyor. Üsler kapanırsa, bu bölgelerde ciddi bir ekonomik kriz baş gösterebilir.

Almanya’dan Sonra İkinci Durak: Trump’ın Avrupa Stratejisi

Trump’ın İtalya hamlesi, tek başına değerlendirilecek bir karar değil. Daha önce Almanya’dan 5 bin asker çekileceğini duyuran Trump, Avrupa’daki askeri maliyetleri azaltma ve “yeterli destek vermeyen” müttefikleri cezalandırma politikasını sistematik biçimde uyguluyor.

Bir nevi şunu düşünün: Trump, NATO müttefiklerine bir pazarlık masası kuruyor. “Ya benimle olursun ya da masadan kalkarsın” diyor. Almanya masadan kalktı, askerler çekiliyor. Şimdi İtalya aynı masada. Ve sırada kim var? Fransa mı, Belçika mı? Avrupa başkentlerindeki her diplomat bu soruyu soruyor şu anda.

Trump’ın “önce Amerika” mottosu, askeri alanda da kendini gösteriyor. ABD’nin Avrupa’daki askeri harcamalarını kısması, bu parayı Pasifik’teki Çin tehdidine yönelik operasyonlara kaydırması, Washington’daki stratejik planlayıcıların uzun süredir konuştuğu bir senaryo. Trump, bu senaryoyu hayata geçiriyor.

İtalya Cephesinden İlk Tepkiler

Trump’ın açıklamalarının ardından Roma’da acil diplomatik trafik başladı. İtalya Başbakanı, Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı yetkilileri, gelişmeleri değerlendirmek üzere bir araya geldi. Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, İtalyan basınına sızan bilgilere göre Roma yönetimi “endişeli” ve “diyalog kapısını açık tutmaya çalışıyor”.

İtalyan siyasetçiler sosyal medyada ikiye bölündü. Bir kesim, “Trump’ın blöf yaptığını, sonunda geri adım atacağını” savunuyor. Diğer kesim ise “Bu kez ciddi, hazırlıklı olmalıyız” diyor.

Asıl mesele şu ki; İtalya için ABD üslerinin kaybı sadece askeri bir sorun değil. Bu üsler, İtalya’nın NATO içindeki ağırlığının ve Atlantik İttifakı’ndaki konumunun göstergesi. Üsler çekilirse, İtalya NATO’nun ikinci ligine düşebilir.

NATO İçin Ne Anlama Geliyor?

Trump’ın Almanya ve İtalya’daki asker çekme hamleleri, NATO’nun kolektif savunma anlayışını derinden sorgulatıyor. İttifakın temel prensibi olan “Birine saldırılırsa hepimize saldırılmıştır” ilkesi, ABD kendi askerlerini geri çekerken ne kadar geçerli olabilir?

NATO Genel Sekreteri henüz konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Ancak kulislerde, ittifak içinde ciddi bir panik havasının hakim olduğu konuşuluyor. Özellikle Baltık ülkeleri ve Polonya, Rusya tehdidine karşı ABD askeri varlığının hayati önem taşıdığını her fırsatta dile getiriyor. Trump’ın Avrupa’dan çekilme sinyalleri, bu ülkelerdeki güvenlik kaygılarını katlıyor.

Dün akşam bir Avrupa diplomatıyla konuştuğumda şu cümleyi kurdu: “Trump sadece asker çekmiyor, 70 yıllık transatlantik düzeni yıpratıyor.” Bu cümle, Avrupa başkentlerindeki genel havayı özetliyor.

Trump’ın Hesabı Ne?

Trump’ın bu hamlelerinin arkasında birkaç farklı motivasyon yatıyor olabilir. Birincisi, iç politika. Amerikan seçmeni, “Neden Avrupa’nın güvenliğini biz sağlıyoruz?” sorusunu yıllardır soruyor. Trump, bu soruyu siyasi sermayeye dönüştürüyor. “Askerlerimizi eve getiriyorum” mesajı, Amerikan işçi sınıfının ve orta sınıfının oyunu kazanıyor.

İkincisi, maliyet. ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığı, yılda milyarlarca dolarlık bir harcama kalemi. Trump, bu parayı iç yatırımlara veya Pasifik’teki stratejik rakiplere karşı kullanmak istiyor.

Üçüncüsü, pazarlık gücü. Trump, asker çekme tehdidini bir koz olarak kullanıyor. “Ya NATO bütçesine daha fazla katkı yaparsınız ya da güvenlik garantilerinizi kaybedersiniz” mesajı, Avrupalı müttefikleri kendi savunma harcamalarını artırmaya zorluyor.

İran ve Orta Doğu Boyutu

Trump’ın İtalya eleştirisinin odağında Orta Doğu ve İran politikası var. Washington, İran konusunda sert bir çizgi izlerken, Avrupalı müttefikler — İtalya dahil — daha ılımlı bir yaklaşım benimsedi. Trump, bu durumu “ihanet” olarak görüyor.

Asıl mesele şu ki; Trump, İtalya’nın Orta Doğu’da ABD’nin yanında saf tutmadığını, hatta zaman zaman İran’la diplomatik kanalları açık tutarak Washington’ı zayıf düşürdüğünü düşünüyor. Mülakatta “İhtiyacımız olduğunda yanımızda değildiniz” derken tam olarak buna işaret ediyor.

Bu durum, NATO’nun kolektif dış politika oluşturmadaki yapısal zafiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. NATO, askeri bir ittifak ama üyelerinin dış politikaları her zaman örtüşmüyor. Trump, bu örtüşmezliği kabul etmiyor ve “ya tamamen benimle ol ya da git” diyor.

Avrupa Güvenlik Mimarisi Çöküyor Mu?

Trump’ın Almanya ve İtalya’daki asker çekme hamleleri, Avrupa güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmesinin habercisi. Avrupa Birliği ülkeleri, uzun süredir “stratejik özerklik” kavramını tartışıyor. Yani ABD’ye bağımlı olmadan kendi güvenliklerini sağlayabilecek bir savunma kapasitesi oluşturma hedefi.

Ama bu hâlâ bir vizyon, somut bir gerçeklik değil. Avrupa’nın kendi ordusu yok, ortak savunma bütçesi sınırlı ve askeri altyapı ABD’ye bağımlı. Trump’ın çekilme hamlesi, bu vizyonu ya hızlandıracak ya da Avrupa’yı savunmasız bırakacak.

Bir düşünün bakalım: ABD İtalya’dan çekilirse, Akdeniz’deki boşluğu kim dolduracak? Rusya mı, Çin mi, yoksa Avrupa kendi göbeğini kesecek mi? Bu sorunun cevabı, önümüzdeki on yılın küresel güvenlik haritasını belirleyecek.

Türkiye İçin Ne İfade Ediyor?

Bu gelişmeleri Türkiye perspektifinden okumak da önemli. Türkiye, NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip ülkesi. ABD’nin Avrupa’dan çekilmesi, NATO içinde Türkiye’nin ağırlığını artırabileceği anlamına gelebilir.

Öte yandan, ABD’nin Avrupa’dan çekilmesi, Türkiye’nin güney sınırlarındaki güvenlik dengelerini de etkileyecek. Suriye, Irak, Libya ve Doğu Akdeniz… Her biri zaten hassas olan bu bölgeler, ABD askeri varlığının azalmasıyla daha da istikrarsız hale gelebilir.

Cumhurbaşkanlığı kaynakları, gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtiyor. Türkiye, NATO içindeki konumunu güçlendirebileceği bir fırsat penceresi doğduğunu görüyor olabilir. Ama bu fırsatı değerlendirmek, diplomatik beceri gerektiriyor.

Dünya Düzeni Yeniden Mi Yazılıyor?

Trump’ın İtalya çıkışı, sadece bir askeri karar değil. 1945’ten bu yana süren transatlantik düzenin çatırdadığına dair en güçlü işaretlerden biri. ABD, Avrupa’nın güvenliğinin garantörlüğünden vazgeçiyor. Avrupa, kendi ayakları üzerinde durmaya zorlanıyor. Ve dünya, yeni bir güç dengesinin eşiğinde.

Dün gece bu haberi okurken aklıma Soğuk Savaş yılları geldi. O dönemde Avrupa, ABD’nin nüle şemsiyesi altında kendini güvende hissediyordu. Şimdi o şemsiye kapanıyor. Avrupa, 70 yıl sonra ilk kez kendi yağında kavrulmak zorunda kalacak.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    bay_ld_m
    Bayıldım
  • 0
    _a_rd_m
    Şaşırdım
  • 0
    d_nd_rd_
    Düşündürdü
  • 0
    kafam_kar_t_
    Kafam karıştı

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir